KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Blog

  • İbra Nedir? Neye Denir?

    İbra, borçlar hukukunda, alacaklının borçluyla yaptığı tek taraflı veya sözleşmesel bir irade beyanıyla alacağından tamamen veya kısmen vazgeçerek borçluyu yasal yükümlülüğünden kurtarması (aklaması) işlemidir.

    İbra Müessesesinin Doktrinel ve Fıkhi Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “alacaklının borçluyu borcundan ibraz etmesi, kurtarması” olarak tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda ibra, borcun iskât (düşürülmesi) yolları arasında en temel tasarruflardandır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ibra ve iskat maddelerinde açıklandığı üzere; alacaklının kendi rızasıyla borçluyu sorumluluktan kurtarması borç ilişkisini söndüren muteber bir haktır.

    Türk Borçlar Kanunu Sistematiğinde İbra

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 132. maddesi uyarınca, borçluyu borcundan kurtaran bir sözleşme olan ibra, hiçbir şekil şartına tabi olmaksızın geçerli olarak kurulabilir (iş hukuku istisnaları saklı kalmak kaydıyla).

    Edebi Eserlerde İbra Kavramı

    Borç yükünden kurtulma ve aklanma edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Alacaklının imzaladığı o son ibraname, onun tüm borçlardan hukuken **ibra** edildiğinin kesin kanıtıydı.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    İşlemin belgelenmiş hali İbraname olarak düzenlenir. Borcun sona ermesi Borcun Sona Ermesi halleri arasında incelenir. Edimin yerine getirilmesi İfa kavramıyla ilişkilidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. İbra sözleşmesi şekle tabi midir?

    Genel borçlar hukukunda şekle tabi değildir; ancak iş hukukundaki işçi alacaklarına ilişkin ibra sözleşmeleri yazılı olmak zorundadır.

    2. İbra ile ifa aynı şey midir?

    Hayır, ifa borcun ödenerek bitirilmesidir; ibra ise ödeme yapılmaksızın alacaklının alacağından vazgeçmesidir.

  • Güven İlkesi Nedir? Neye Denir?

    Güven ilkesi (korunan haklı güven), borçlar hukukunda ve idare hukukunda, hukuki muamelelerde veya idarenin eylemlerinde dürüstlük kuralı gereğince karşı tarafta oluşan haklı beklenti ve güvenin hukuk düzenince korunması esasını ifade eden temel genel kuraldır.

    Güven İlkesinin Doktrinel ve Fıkhi Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hukuki ilişkilerde tarafların dürüstlük çerçevesinde oluşan haklı güveninin korunması” olarak tanımlanır. İrader beyanlarının yorumlanmasında “güven teorisi” (Vertrauenstheorie) esastır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi emniyet ve akit maddelerinde açıklandığı üzere; ticari ve hukuki münasebetlerde karşı tarafa verilen güven ve ahde sadakat hususu meşruiyetin merkezindedir.

    İrade Beyanlarının Yorumunda Güven İlkesi

    Sözleşmelerde bir irade beyanının ne anlama geldiği belirlenirken, beyanda bulunanın gizli iradesine değil, dürüst, makul ve orta zekalı bir muhatabın bu beyana vermesi gereken nesnel anlama (güven ilkesine) bakılır.

    Edebi Eserlerde Güven İlkesi

    Dürüstlük ve sözleşmesel güven edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Sözleşmeye atılan imzanın yarattığı o **güven ilkesi**, tarafların geleceğe dönük tüm ticari adımlarını emniyet altına alıyordu.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Güven ilkesi Dürüstlük Kuralı esasının ayrılmaz parçasıdır. Akitlerde sadakat Ahde Vefa kuralıyla muhafaza edilir. Sözleşme özgürlüğü Akit Serbestisi dahilindedir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Güven teorisi ne demektir?

    İrade beyanlarının yorumunda beyan sahibinin iç iradesini değil, muhatabın dürüstlük kuralı çerçevesinde anladığı objektif anlamı esas alan teoridir.

    2. İdarenin güven ilkesini ihlal etmesinin sonucu nedir?

    İdarenin haklı beklenti oluşturan işlemlerinden aniden dönmesi durumunda kişilerin uğradığı zararlar idarece tazmin edilir.

  • Güvence Nedir? Neye Denir?

    Güvence (teminat), borçlar hukukunda, usul hukukunda ve kamu hukukunda, borcun ifa edileceğini, zararın tazmin olunacağını veya yasal yükümlülüklerin yerine getirileceğini garanti altına almak üzere sunulan ayni veya şahsi teminat mekanizmasıdır.

    Güvence Müessesesinin Doktrinel ve Fıkhi Altyapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “borcun veya adli yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak için verilen teminat” olarak tanımlanır. İslâm borçlar hukukunda güvence rehin veya kefalet kurumlarıyla karşılanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi teminat ve rehin maddelerinde açıklandığı üzere; alacaklının hakkını riske atmamak amacıyla güvence gösterilmesi akdi güvenin esasıdır.

    HMK ve TBK Sistematiğinde Güvence (Teminat)

    HMK m. 84 uyarınca Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan davacılar veya iflas etmiş kişiler yargılama giderlerini karşılamak üzere mahkemeye teminat göstermek zorundadır. Borçlar hukukunda rehin, ipotek ve banka teminat mektupları temel güvencelerdir.

    Edebi Eserlerde Güvence Kavramı

    Verilen teminatlar ve borç emniyeti edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Mahkemeye sunulan ipotek senedi, borcun ödeneceğine dair sarsılmaz bir **güvence** oluşturmuştu.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Sözleşmeyle kurulan güvenceler Garanti kurgusuna dayanır. Hak kayıplarını engellemek üzere Geçici Hukuki Koruma tedbirleri alınır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Teminat türleri nelerdir?

    Ayni teminat (rehin, ipotek) ve şahsi teminat (kefalet, garanti) olmak üzere ikiye ayrılır.

    2. Teminat akçesi ne zaman iade edilir?

    Güvence altına alınan borç veya yargılama gideri riski tamamen ortadan kalktığında teminat iade edilir.

  • Görevsizlik Nedir? Neye Denir?

    Görevsizlik, açılan bir davanın bakılmakta olduğu mahkemenin görev alanına girmemesi, davanın başka bir mahkeme türünün görevine girmesi nedeniyle mahkemece verilen usulden ret kararıdır.

    HMK m. 114 ve 20 Uyarınca Görevsizlik Kararı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davanın görevli mahkemede açılmadığının tespitiyle verilen karar” olarak açıklanır. Görevsizlik kararı üzerine HMK m. 20 gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusu yapılmalıdır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi kaza ve kadı maddelerinde vurgulandığı üzere; yetkisi dışındaki davaya bakan hakim karar veremez, dosyayı yetkili mercie sevk eder.

    Edebi Eserlerde Görevsizlik Kavramı

    Adli usul engelleri edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Mahkemenin verdiği **görevsizlik** kararı davanın bittiği anlamına gelmiyor, dosyanın doğru adliyeye gönderilmesini emrediyordu.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Karar yasal Görev kuralının ihlaliyle verilir. Usul kuralı olumsuz bir Dava Şartı saptamasıdır. Dosyanın nakli Usul kanunlarıyla düzenlenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Görevsizlik kararı verilince dava düşer mi?

    Hayır, karar kesinleştikten sonra 2 hafta içinde başvuru yapılırsa dava görevli mahkemede kaldığı yerden devam eder.

    2. Görevsizlik kararı temyiz edilebilir mi?

    Evet, görevsizlik kararları istinaf ve temyiz denetimine tabidir.

  • Görev Nedir? Neye Denir?

    Görev, usul hukukunda ve mahkeme teşkilatında, belirli bir dava veya hukuki uyuşmazlığın, konusuna, niteliğine veya tarafların sıfatına göre hangi mahkeme türü (Asliye Hukuk, Sulh Hukuk, İş, Aile, Ağır Ceza vb.) tarafından bakılacağını belirleyen emredici kamu düzeni kuralıdır.

    Görev Kurallarının Kamu Düzenine İlişkin Niteliği

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “bir davaya bakmakla yetkili ve yükümlü mahkeme türünün belirlenmesi” şeklinde tanımlanır. HMK m. 1 uyarınca görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve kanunla düzenlenir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi kadı ve kaza maddelerinde belirtildiği üzere; mahkemelerin yetki ve görev sınırlarının belirlenmesi yetki karmaşasını engelleyen esastır.

    Edebi Eserlerde Görev Kavramı

    Mahkemelerin yasal yetki sınırları edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Davanın hangi mahkemenin yasal **görev** alanına girdiğini tespit etmek, adli sürecin ilk usuli şartıydı.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Görev kuralının ihlali halinde mahkemece Görevsizlik kararı kurulur. Durum kamu düzenine ilişkin bir Dava Şartı niteliğindedir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Görev itirazı ne zaman ileri sürülebilir?

    Kamu düzenine ilişkin olduğu için yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir ve hakimce kendiliğinden (re’sen) incelenir.

    2. Görevli mahkeme tarafların anlaşmasıyla değiştirilebilir mi?

    Hayır, görev kuralları emredici olduğundan taraflar anlaşarak görevli mahkemeyi değiştiremezler.

  • Gerekçeli Karar Nedir? Neye Denir?

    Gerekçeli karar, mahkemenin kısa kararı (hüküm fıkrasını) açıkladıktan sonra, kararın hukuki dayanaklarını, delillerin tartışılmasını, mantıksal silsileyi ve kanun maddelerini içeren detaylı yazılı ilam metnidir.

    Anayasa ve Usul Kanunlarında Gerekçeli Karar

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hükmün tüm gerekçelerini içeren detaylı mahkeme kararı” olarak tanımlanır. Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmak zorundadır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi kadı ve mahkeme maddelerinde açıklandığı üzere; hükmün illete bağlanması yargısal keyfiliği önleyen temel adalet şartıdır.

    HMK ve CMK uyarınca Gerekçeli Karar Yazım Süresi

    HMK m. 294 uyarınca gerekçeli karar, hükmün tefhiminden itibaren en geç 1 ay içinde yazılır ve taraflara tebliğ edilir. Kanun yollarına başvuru süreleri gerekçeli kararın tebliğiyle başlar.

    Edebi Eserlerde Gerekçeli Karar Kavramı

    Yazılı kararların adli ağırlığı edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Postacının getirdiği **gerekçeli karar** metnini okurken, hakimin hangi kanun maddesiyle haklılığı tescil ettiğini nihayet anladı.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Gerekçenin ana gövdesi Esbab-ı Hüküm fıkrasından oluşur. Metin resmi adli İlam senedine dönüşür. İnceleme üst makam olan İstinaf mercii tarafından denetlenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Gerekçeli karar tebliğ edilmezse ne olur?

    Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmedikçe kanun yolu (istinaf/temyiz) başvuru süreleri işlemeye başlamaz.

    2. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olursa ne olur?

    Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunması mutlak bir bozma sebebidir.

  • Gecikme Faizi Nedir? Neye Denir?

    Gecikme faizi (temerrüt faizi), borçlar hukukunda, vergi hukukunda ve ticari ilişkilerde, borçlunun ödeme zamanı gelmiş (muaccel) para borcunu zamanında ifa etmemesi (temerrüde düşmesi) nedeniyle alacaklıya ödemek zorunda kaldığı medeni tazminattır.

    Gecikme Faizinin Hukuki ve Mali Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçludan alınan yasal tazminat” şeklinde açıklanır. Vergi hukukunda ise 6183 sayılı Kanun uyarınca amme alacağının vadesinde ödenmemesi halinde gecikme zammı/faizi uygulanır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi borç ve temerrüt maddelerinde belirtildiği üzere; borçlunun haksız borç ertelemesi (matl) durumunda alacaklının enflasyonist zararının tazmin edilmesi gerekliliği fıkhi tartışmaların merkezindedir.

    TBK m. 120 ve 3095 Sayılı Kanun

    Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi ile 3095 sayılı Kanun gereğince, uygulanacak yıllık gecikme faizi oranı yasal oranları geçemez; sözleşmeyle kararlaştırılacak oran ise yasal faiz oranının en fazla %100 fazlası olabilir.

    Edebi Eserlerde Gecikme Faizi Kavramı

    Geciken borçlar ve faiz yükü edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Borcun vadesi geçtikçe katlanan o **gecikme faizi**, anaparayı aşarak tüccarın belini büken devasa bir külfete dönüştü.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Genel nema esasları Faiz maddesinde düzenlenir. Borcun istenebilir olması borcun Muaccel kılınmasıyla mümkündür. Taraflar Alacaklı ve borçlu olarak ilişkilenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Gecikme faizi ne zaman işlemeye başlar?

    Kural olarak borçlunun ihtar ile veya sözleşmede belirlenen vadenin dolmasıyla temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren başlar.

    2. Gecikme faizi istemek için zarar uğramış olmak şart mıdır?

    Hayır, alacaklı zarara uğradığını ispat etmek zorunda olmaksızın temerrüt (gecikme) faizini talep edebilir.

  • Geçit Hakkı Nedir? Neye Denir?

    Geçit hakkı (irtifak hakkı), eşya hukukunda, genel yola çıkmak için yeterli yolu bulunmayan bir taşınmaz malikinin, tam bir bedel karşılığında komşu taşınmaz üzerinden kendisine yol verilmesini talep ettiği sınırlı ayni haktır (zorunlu geçit hakkı).

    TMK m. 747 Uyarınca Zorunlu Geçit Hakkı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “başkasına ait taşınmazdan geçme imkanı sağlanan irtifak hakkı” olarak tanımlanır. TMK m. 747 uyarınca genel yola erişimi olmayan taşınmaz maliki komşularından bedeli karşılığında zorunlu geçit hakkı isteyebilir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi irtifak ve murûr maddelerinde açıklandığı üzere; İslâm hukukunda geçit hakkı hakka’l-murûr olarak bilinir ve komşuluk hukukunun en köklü esaslarındandır.

    Edebi Eserlerde Geçit Hakkı Kavramı

    Arazi uyuşmazlıkları ve komşuluk ilişkileri edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Tarlasına ulaşmak için komşu araziden talep ettiği **geçit hakkı**, iki aile arasındaki asırlık çekişmenin mahkemeye taşınmasına sebep oldu.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Geçit hakkı bir sınırlı Ayni Hak niteliği taşır. Hakkın tesisi için tam bir Bedel ödenir. Tapu kütüğüne tescil olunur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Geçit hakkı davası hangi mahkemede açılır?

    Taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır.

    2. Geçit hakkı yükü hangi komşu araziden geçirilir?

    Geçit hakkı, komşuluk ilişkileri ve arazi durumuna göre en az zarar verecek ve en uygun güzergah üzerinden kurulur.

  • Geçici Hukuki Koruma Nedir? Neye Denir?

    Geçici hukuki koruma, usul hukukunda, ana dava açılmadan önce veya dava devam ederken, hakkın elde edilmesini imkânsız kılacak veya zorlaştıracak tehlikeleri önlemek amacıyla mahkemece verilen ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici emniyet kararlarının genel adıdır.

    Doktrinel ve Usulî Temelleri

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “asıl hüküm verilinceye kadar hakkın korunması amacıyla alınan geçici mahkeme tedbirleri” şeklinde tanımlanır. Hak arama hürriyetinin etkinliğini güvenceye alan en temel mekanizmadır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi tedbir ve ihtiyat maddelerinde belirtildiği üzere; adli gecikmelerden doğacak zararları önlemek adına mahkemenin geçici koruma önlemleri alması adalet ilkesi icabıdır.

    HMK m. 389 vd. Uyarınca Geçici Hukuki Korumalar

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda geçici hukuki korumalar; İhtiyati Tedbir (HMK m. 389), İhtiyati Haciz (İİK m. 257) ve Delil Tespiti (HMK m. 400) olarak üç ana başlıkta düzenlenmiştir.

    Edebi Eserlerde Geçici Hukuki Koruma Kavramı

    Yargılama öncesi alınan güvenlik önlemleri edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Dava açılmadan evvel mahkemeden alınan **geçici hukuki koruma** kararı, mülkün üçüncü kişilere satılmasını engelleyen resmi bir zırh oluşturdu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Para alacaklarında uygulanan türü İhtiyati Haciz kararıdır. İncelemeler Delil Tespiti ile desteklenir. Tedbirler Muvakkaten verilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Geçici hukuki koruma kararı kesin hüküm sayılır mı?

    Hayır, geçici niteliktedir; uyuşmazlığın esasına ilişkin nihai karar verildiğinde veya şartlar değiştiğinde ortadan kalkar.

    2. Geçici hukuki korumada teminat yatırmak zorunlu mudur?

    Evet, haksız tedbirden doğabilecek zararları karşılamak üzere kural olarak teminat yatırılması emredilmiştir.

  • TCK Madde 165- Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu Nedir?

    Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı bilerek satın almak, kabul etmek veya satılmasına aracılık etmek Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçudur.

    Mevzuat Metni

    Madde 165: “(1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

    Suçun Tanımı ve Yasal Unsurları

    Çalıntı veya suç ürünü olduğunu bildiği halde bir malı devralmak, satın almak veya muhafaza etmektir.

    Cezası

    **6 aydan 3 yıla kadar hapis** ve adli para cezasıdır.

    Mecelle ve İslam Hukuku Karşılaştırması

    İslam hukukunda haram yoldan elde edilen malın ticareti de haramdır. Mecelle’nin 97. maddesi uyarınca meşru kaynağı olmayan malın devri geçersizdir.

    İlgili temel hırsızlık suçları için TCK Madde 141 Hırsızlık Suçu içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    • Soru 1: Eşyanın suç ürünü olduğunu bilmemek cezayı etkiler mi?
      Cevap: Failin malın suç ürünü olduğunu bilmesi veya durumun icabı bilebilecek halde olması (kast) aranır.