KimdirNedir.Com

Türkiye'nin Hukuk Rehberi

Blog

  • Derdestlik Nedir? Neye Denir?

    Derdestlik (davanın görülmekte olması engeli), aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanarak daha önce açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın varlığı halinde ikinci davanın açılmasını engelleyen olumsuz dava şartıdır.

    HMK m. 114/1-ı Uyarınca Derdestlik

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davanın halen mahkemede görülmekte olması engeli” olarak açıklanır. HMK uyarınca olumsuz dava şartıdır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi dava ve mükerrer yargılama maddelerinde açıklandığı üzere; aynı konuda mükerrer dava açılması adalet düzenini sarsar.

    Edebi Eserlerde Derdestlik Kavramı

    Mükerrer adli süreçler edebiyatımızda şöyle aktarılmıştır:

    “Avukatın mahkemeye sunduğu **derdestlik** itirazı, aynı davanın ikinci kez açılmasını engelleyen resmi bir barikattı.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Görülmekte olan dosya Derdest Dava niteliğindedir. Eksiklik Dava Şartı olarak mahkemece re’sen incelenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Derdestlik itirazı ne zaman ileri sürülür?

    Kamu düzeninden olduğu için yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hakimce re’sen gözetilir.

    2. Derdestlik tespiti halinde mahkeme ne karar verir?

    Dava şartı yokluğu nedeniyle ikinci davanın usulden reddine karar verir.

  • Derdest Dava Nedir? Neye Denir?

    Derdest dava, görülmekte olan, mahkemece açılmış ve henüz nihai bir kararla kesin olarak sonuçlandırılmamış sürüncemedeki davayı ifade eder.

    Doktrinel Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “görülmekte olan dava” şeklinde tanımlanır. Dava açıldığı andan kesin hükme kadar derdest sayılır.

    Edebi Eserlerde Derdest Dava

    “Mahkemedeki o **derdest dava** sonuçlanmadığı için mülk üzerindeki belirsizlik devam ediyordu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar

    Aynı konuda ikinci kez dava açılması engeli Derdestlik dava şartıdır. Ana dava Asıl Dava konumundadır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dava ne zaman derdest hale gelir?

    Dava dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği ve harcının ödendiği andan itibaren derdest olur.

    2. Derdest dava ne zaman sona erer?

    Mahkeme kararının kesinleşmesiyle derdestlik durumu sona erer.

  • Denkleştirme Nedir? Neye Denir?

    Denkleştirme (mirasın denkleştirilmesi/iadeten iade), miras hukukunda mirasbırakanın sağlığında yasal mirasçılarına miras paylarına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmaların, mirasın halli esnasında terekeye geri verilmesi veya miras payından düşülmesi işlemidir.

    TMK m. 669 Uyarınca Denkleştirme

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “mirasçıların sağlığında aldıkları kazandırmaları terekeye iade etmesi” olarak tanımlanır. TMK m. 669 gereğince yasal mirasçılar, mirasbırakandan aldıkları karşılıksız değerleri denkleştirmekle yükümlüdür.

    TDV İslâm Ansiklopedisi miras ve ferâiz maddelerinde belirtildiği üzere; evlatlar arasında adaletin sağlanması ve miras paylarının eşitliği esas tutulmuştur.

    Edebi Eserlerde Denkleştirme Kavramı

    Miras paylaşımları edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Sağlığında aldığı dükkanın tereke hesabında **denkleştirme** işlemine tabi tutulmasıyla miras payı yeniden dengelendi.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Denkleştirmeye konu kazandırma Bağışlama niteliği taşır. Karşılıksız işlemler İvazsız Tasarruf kapsamındadır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Mirasbırakan denkleştirmeyi muaf tutabilir mi?

    Evet, mirasbırakan açıkça beyan ederek kazandırmayı denkleştirmeden muaf tutabilir (saklı paylar saklı kalmak kaydıyla).

    2. Denkleştirme davası kimlere karşı açılır?

    Sağlığında karşılıksız kazandırma elde eden diğer yasal mirasçılara karşı açılır.

  • Delil Tespiti Nedir? Neye Denir?

    Delil tespiti, açılmış veya açılacak bir davada kaybolacağı, incelenmesinin imkânsızlaşacağı veya zorlaşacağı anlaşılan delillerin mahkeme aracılığıyla önceden incelettirilip güvence altına alınmasını sağlayan geçici hukuki koruma tedbiridir.

    HMK m. 400-405 Uyarınca Delil Tespiti

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla önceden toplanıp incelenmesi” olarak tanımlanır. HMK m. 400 uyarınca hukuki yararı bulunan her taraf delil tespiti isteyebilir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi keşif ve ispat maddelerinde açıklandığı üzere; durumun bozulmasından önce olay yerinin ve durumun kadı marifetiyle zapta geçirilmesi adli emniyeti sağlar.

    Edebi Eserlerde Delil Tespiti Kavramı

    Olay yerinin kayda alınması edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Hasarın boyutlarını belgelemek için mahkemeden talep ettiği **delil tespiti**, haklılığını ispatlayan en somut raporu ortaya koydu.”
    Ömer Seyfettin, Efruz Bey

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    İncelemeyi yürüten teknik uzman Bilirkişi olarak görev yapar. Tespit edilen durumlar resmi Belge halini alır. Toplanan veriler Delil sayılır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir mi?

    Evet, delilin kaybolma riski varsa dava açılmadan önce de yetkili mahkemeden delil tespiti istenebilir.

    2. Delil tespiti kararına itiraz edilebilir mi?

    Karşı taraf tespit raporunun kendisine tebliğinden itibaren 1 hafta içinde itiraz edebilir.

  • Delil Nedir? Neye Denir?

    Delil, ispat hukukunda ve yargılama usulünde, çekişmeli vakıaların ve iddianın hakikatini mahkeme önünde kanıtlamaya, hakimi ikna etmeye yarayan yasal araçtır.

    Delil Sistematiği ve Fıkhi Altyapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “hakikatin ortaya çıkarılmasına yarayan kanıt” olarak açıklanır. İslâm hukukunda (fıkıh) deliller beyyine kavramıyla ifade olunur.

    TDV İslâm Ansiklopedisi delil ve beyyine maddelerinde belirtildiği üzere; ikrar, tanıklık (şehadet) ve yazılı belgeler yargılamanın ana ispat vasıtalarıdır.

    HMK uyarınca Kesin ve Takdiri Deliller

    HMK uyarınca deliller; senet, yemin, kesin hüküm gibi “kesin deliller” ve tanık, bilirkişi, keşif gibi “takdiri deliller” olarak ayrılır.

    Edebi Eserlerde Delil Kavramı

    İspat araçları edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Mahkemeye sunulan yazılı **delil**, iddiaların hakikatini şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta sergiliyordu.”
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Yazılı ispat vasıtaları Belge niteliğindedir. Kaybolma riski olan deliller için Delil Tespiti istenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Hukuka aykırı elde edilen delil mahkemede kullanılır mı?

    Hayır, Anayasa m. 38/6 gereğince hukuka aykırı elde edilmiş deliller mahkemece hükme esas alınamaz.

    2. İspat yükü kime aittir?

    Kural olarak iddia ettiği vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

  • Defi Nedir? Neye Denir?

    Defi (def’i), borçlar ve usul hukukunda, davalının hakkın varlığını kabul etmekle birlikte, özel bir hukuki sebebe (zamanaşımı, ödemezlik vb.) dayanarak edimi yerine getirmekten kaçınmasını sağlayan yasal savunma hakkıdır.

    Defi Hakkının Doktrinel Yapısı

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davalının borcu ödemekten kaçınmak için ileri sürdüğü engelleyici sebep” olarak açıklanır. Hakimin re’sen gözetemediği, ancak tarafça ileri sürüldüğünde dikkate alınan usul kalkanıdır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi def’i maddesinde açıklandığı üzere; davalının iddiayı hükümsüz kılmak üzere sunduğu haklı engeller def’i savunması oluşturur.

    Edebi Eserlerde Defi Kavramı

    Usuli savunmalar edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Avukatın ileri sürdüğü zamanaşımı **defi**, davanın esasına girilmeden borçluyu tazminat yükünden kurtardı.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Defi hakkını ileri süren taraf Davalı konumundadır. İtirazlar Cevap Dilekçesi ile sunulur.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Defi ile itiraz arasındaki fark nedir?

    İtiraz hakkın hiç doğmadığını gösterir ve hakim re’sen gözetir; defi ise hakkın varlığını kabul eder ancak ödemekten kaçınma imkanı verir ve tarafça ileri sürülmelidir.

    2. En yaygın defi türü hangisidir?

    Zamanaşımı defi ve ödemezlik defi en yaygın türleridir.

  • Davayı Kabul Nedir? Neye Denir?

    Davayı kabul, davalının, davacının talep sonucuna tamamen veya kısmen muvafakat ederek davanın lehine sonuçlanmasını sağlaması eylemidir.

    HMK m. 308 Uyarınca Kabul

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davalının davacının iddiasını ve talebini mahkeme önünde benimsemesi” şeklinde açıklanır. HMK m. 309 uyarınca kabul de feragat gibi kesin hüküm sonuçları doğurur.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ikrar ve kabul maddelerinde vurgulandığı üzere; borcun veya iddianın hakim önünde ikrar edilmesi yargılamayı sonlandıran kesin delildir.

    Edebi Eserlerde Davayı Kabul Kavramı

    Adli kabuller edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Davalının duruşmada yaptığı **davayı kabul** beyanı üzerine hakim davanın kabulüne karar verdi.”
    Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    İşlemi yapan taraf Davalı konumundadır. Vazgeçme işlemi Davadan Feragat olarak adlandırılır.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Davayı kabul kayıtsız şartsız yapılmak zorunda mıdır?

    Evet, kabul beyanı şart ve kayda bağlı tutulamaz.

    2. Davayı kabulden geri dönülebilir mi?

    Kabulden kural olarak dönülemez; ancak irade bozukluğu hallerinde iptali istenebilir.

  • Davadan Feragat Nedir? Neye Denir?

    Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen tek taraflı irade beyanıyla kesin olarak vazgeçmesidir.

    HMK m. 307-312 Uyarınca Feragat

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davacının talep sonucundan vazgeçmesi” olarak tanımlanır. HMK m. 309 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur ve karşı tarafın rızasına bağlı değildir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ibra ve feragat maddelerinde açıklandığı üzere; hak sahibinin davasından kendi rızasıyla vazgeçmesi adli uyuşmazlığı kesin olarak sona erdirir.

    Edebi Eserlerde Davadan Feragat Kavramı

    Haklardan vazgeçme edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Yıllar süren kavgaya son vermek amacıyla mahkemeye sunduğu **davadan feragat** dilekçesi, husumeti resmen bitirdi.”
    Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu

    İlişkili Kavramlar ve Bağlantılar

    Vazgeçen taraf Davacı konumundadır. İşlem Davayı Kabul gibi davayı esastan bitiren taraf usul işlemidir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Davadan feragat edildikten sonra aynı dava tekrar açılabilir mi?

    Hayır, feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu için aynı konuda tekrar dava açılamaz.

    2. Feragat için karşı tarafın onayı gerekir mi?

    Hayır, feragat tek taraflı bir irade beyanıdır, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.

  • Dava Ehliyeti Nedir? Neye Denir?

    Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) paralel olarak, bir kişinin mahkemede bizzat veya atadığı vekil aracılığıyla dava açabilme ve usul işlemlerini geçerli şekilde yapabilme yetkisidir.

    HMK m. 51 Uyarınca Dava Ehliyeti

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “mahkemede taraf usul işlemlerini yapabilme ehliyeti” olarak tanımlanır. HMK m. 51 uyarınca dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine tabidir.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ehliyet maddesinde açıklandığı üzere; fiil ehliyetine sahip olan akil ve ergin kişilerin dava açma yetkileri tamdır.

    Edebi Eserlerde Dava Ehliyeti Kavramı

    Adli yetkinlik edebiyatımızda şöyle ifade olunur:

    “Ergin yaşa geldiğinde, mahkeme önünde kendi haklarını savunacak yasal **dava ehliyeti** vasfına nihayet kavuşmuştu.”
    Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Ayırt etme gücü olan erginler Ehliyet sahibi sayılır. Akli dengesi olmayanlar Tam Ehliyetsiz kabul edilir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dava ehliyeti olmayan kişiler nasıl dava açar?

    Dava ehliyeti bulunmayan kişilerin (küçükler, kısıtlılar) yerine davasını yasal temsilcileri (veli/vasi) açar ve yürütür.

    2. Dava ehliyeti bir dava şartı mıdır?

    Evet, HMK m. 114 uyarınca dava ehliyeti kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır.

  • Dava Şartı Nedir? Neye Denir?

    Dava şartı, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi ve karar verebilmesi için davanın açıldığı andan hüküm anına kadar bulunması zorunlu olan kamu düzenine ilişkin ön şartlardır.

    HMK m. 114 Uyarınca Dava Şartları

    Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü’nde “davanın esastan incelenebilmesi için varlığı zorunlu olan ön koşullar” olarak açıklanır. HMK m. 114 uyarınca mahkemenin görevli ve yetkili olması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve hukuki yararın bulunması temel dava şartlarındandır.

    TDV İslâm Ansiklopedisi ahkâm ve usul maddelerinde vurgulandığı üzere; adli yetki ve ehliyet bulunmadan açılan davalar esasa girilmeden hükümsüz kılınır.

    Dava Şartlarının Re’sen İncelenmesi

    Dava şartları kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden (re’sen) gözetilir. Eksiklik halinde dava usulden reddedilir.

    Edebi Eserlerde Dava Şartı Kavramı

    Usul engelleri edebiyatımızda şöyle geçer:

    “Haklılığına inansa da, dilekçedeki ön **dava şartı** eksikliği yüzünden davası esasa girilmeden usulden reddolunmuştu.”
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

    İlişkili Kavramlar ve İç Bağlantılar

    Tarafların işlem yeteneği Dava Ehliyeti şartına dayanır. Davanın daha önce açılmamış olması Derdestlik şartıyla denetlenir.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Dava şartı eksikliği davanın esasına engel midir?

    Evet, dava şartı eksik ise hakim davanın esasına (kimin haklı olduğuna) girmeden davayı usulden reddeder.

    2. Dava şartları taraflarca ileri sürülmese de dikkate alınır mı?

    Evet, kamu düzeninden olduğu için hakim tarafından re’sen dikkate alınır.